3 H: HALKTAN HABERSİZ HAREKET

3 H: HALKTAN HABERSİZ HAREKET 
 Tarih ilk ateşi yakanları  gördü, Spartakist ayaklanmaları Babil’i yapanları ve yükselen İskenderiye heykelini… Tarih kâğıdı bulanları, kâğıda yazanları gördü, tarih Çin seddini yapanları… Tarih üretenleri gördü üretilenleri ve hatta yıkanları yok edenleri. Ancak tarih böyle vicdansız bir grup görmedi. Görse de bize göstermedi. Çünkü tarih akl-ı selim bir dede gibi bize ders çıkaracağımız hikâyeler anlatmayı her zaman tercih etti. Tıpkı şimdi tekel işçilerini tarihin aklının hikâyeleştirmesi gibi.

Ve şimdi biz bu bir grup okumuş ama akıllanamamış arkadaşımıza tarihten öğrenmek istemedikleri bir gerçeği insanlık adına anlatmaya geldik. Halktan kopmuş bu yardıma muhtaç arkadaşları tekrar topluma kazandırmayı kendimize borç biliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu yaşa gelmeleri ve ellerine kâğıt kalem alabilmeleri binlerce yıllık emeğin yanında aynı zamanda ailelerin de karşılık beklemeden verdiği emeğe dayanıyor. Belki dünyada her şeyin bir karşılık beklenmeden yapılabileceğine dair bir şey uyanır kafalarında. Ve açıkçası bizim gönlümüz bunca emeğin ve beynin sahip olduğu bunca kıvrımın sonucunun böylesi hüsran olmasına elvermedi. 
 

İlk soru; cebindeki 1 liraya sahip çıkan bu arkadaşların önünde açıklama yaptıkları likör fabrikası zenginlere peşkeş çekilirken son anda Mimarlar Odasının açtığı dava sonucu yürütmenin durduğundan haberdarlar mı acaba?

Sahip çıktıkları liberal anlayışa göre elbette bu ters gelmez onlara fakat akıl var mantık var, bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler neden hep zenginlere; zaten yapamazlar zaten geçemezler neden hep fakirlere söylendi bugüne kadar. Madem fırsat eşitliği burayı bize versinler de çocuklara kolektif kreş yapalım. Halka ucuz aracısız pazar yapalım, işçilerin yönetimde olduğu ürettikleri kendilerinin olan bir fabrika yapalım.

“Neden” sorusunu kendilerine sabah akşam sormalarını öneririz. Tabii ilk etapta dozunu kaçırmasınlar bünyeleri kaldırmayabilir.

İkincisi bu arkadaşların açlık - yoksulluk sınırından haberleri var mı acaba. Bu sınırlar düşünüldüğünde tekel işçilerinin aldığı maaş az bile. Düşünsenize, temel sosyal haklarınızdan biri olan barınmak için bir evi bile yıllarca ve yıllarca çalışmanın sonucunda alamayacaksınız. Bunu hangi mantık kabul eder?

Üçüncüsü cebindeki bir liraya bile sahip çıkan duyarlı vatandaş! Her yıl imf’ye akıtılan milyonlarca dolara sesini çıkarmıyorsun da işçinin emeğinin karşılığını almasına nasıl ses çıkarabiliyorsun.

Dördüncüsü, tekel işçilerinin haklarını almasıyla üniversite mezunlarının işsiz kalmaları  arasında nasıl bir bağlantı kurdunuz hayret doğrusu! Sakın bu durum bir taraf semirir, başkalarının emeğinin üzerine basa basa banka cüzdanlarındaki sıfırların sayısını arttırırken, köhnemiş düzenleriyle krizler yaratırken olmuş olmasın. Bunlar mantıksız geliyorsa siz tekel işçileri yüzünden işsiz kaldığımızı düşünmeye devam edin… 
 

Kendilerine 3H diyen oluşum "MEZUNUZ-İŞSİZİZ-RAZIYIZ" demişler aslında bu cümlelerinde "neden işsiziz?" sorusunun yanıtı mevcut ki… RAZI olmaya devam ettikçe ya işsiz olarak kalmaya mahkum edilirsiniz ya da önünüze konanlara şükredersiniz! 
 

Son bir tavsiye arkadaşlar. Bizi tekel işçisi mahvetti muhabbetini lütfen evlerinizde yapın. Alanlara çıkarsanız işte böyle rezil olursunuz, olmayın ailelerinizin emeğine yazık, okutmuşlar bu yaşa getirmişler… Yazıktır yapmayın.  
 

İşsiziz ve tekel işçilerinin yanındayız!

 

SOSYAL HAKLAR HERKESE

 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
Mollom CAPTCHA
Yukarıdaki Resimde gördüğünüz karakterleri, altındaki kutucuğa yazınız. (Güvenlik için zorunlu)