'garanti'si çıldırtmak

Bugün size anlatacağım hikâye, gündelik hayat içinde çoğu zaman anlatmaya bile üşendiğimiz, kurumlara, sahte çözümsüzlüklere bol bol küfrettiren sıradan bir çıldırma öyküsü.

Kabus, bundan bir hafta kadar önce eve gelen doğalgaz faturası ile başlar. Kurbanımız, fatura eve ulaşmadan bir hafta önce, aniden soğuyan havalara istinaden doğalgaz kombisine “Yürü ya kulum” demiş, akabinde gazetede gördüğü “Yeni yılda doğalgaza %70 zam olabilir” haberlerinden ve yazın yapılmış olabilecek sinsi zamlardan tırsarak kombisini minimumda tutmuştur. “Bu bir haftanın faturası ne olacak? Burdan bir oran orantı hesabıyla bahar dönemini çıkarırız artık” diye düşünürken eve gelen 416 TL’lik fatura ile gözleri yuvalarından fırlamıştır. Hemen telefona sarılır, sayacın üzerindeki metreküp bilgisini ilgili İgdaş insanlarıyla paylaşır, bir hata olduğu ortaya çıkar ve yeni faturanın eve bırakılacağı söylenir. Anlık sinir, şok, adına ne derseniz işte onla zaten birkaç yılını yitirdiğini hisseden kurban, derin bir ohhh çeker ve beklemeye başlar. Aradan geçen günlerde eve fatura falan gelmez; yine telefonun karşısındaki İgdaş insanının bilgisine ihtiyaç duyarak telefona sarılır. Kendisini bu hatalarından ötürü bilgilendirme bile gereği duymayan kurum, hatalı faturayı iptal etmiş, yerine 39 TL’lik bir fatura kesmiştir. Huzurludur; en azından Kasım ayı için poposunu kurtardığı için rahatlar.

Bankanın senelik harçlarından paçayı kurtarmak için faturalarını otomatik ödeme ile hesap hesap bölüştüren kurban, daha önce de bankacılık sisteminin tuzaklı yollarında epey bir sendeleği için şüpheye düşer ve internetten otomatik hesap bilgisini kontrol etmeye karar verir. O da ne? Banka (ismi lazım değil demeyelim, ifşa edelim: Garanti Bankası), her iki faturayı da birleştirmiş ve 455 TL’lik bir borç olduğunu sayfalarına yapıştırıvermiştir. Hatayı yakaladığı için sevinse mi, uğraşacak yeni bir şey çıktığı için çıldırsa mı bilmeden İgdaş’ı arayan kurbanımız, İgdaş için öyle bir borcun olmadığını, iptalin gerçekleştiğini, bankanın bu bilgiyi güncellemesi gerektiğini, kendilerinin bankaya öyle bir bilgilendirme yapmadıklarını bildirir. Zaten müşteri olarak bile bankanın otomatik sekreterini atlatıp da normal bir insanla konuşmanın ne kadar zor bir şey olduğunu bilen kurban, İgdaş’ta çalışan bir memurun bankayla böyle bir ilişki kuramayacağından emindir. “Sakin ol, bu orada çalışanların suçu değil” telkinleriyle kendisini her seferinde insanlıktan çıkaran bankayı arar.

Ofis telefonu 7 dakikaya ayarlı olduğu için motora bağlamış bir halde sorununu baştan sona anlatan kurbana 1. Garanti kızı yardımcı olamaz; birtakım şifre yönlendirmeleri ile başka birine bağlayacağını söyler. 2. Garanti kızı, otomatik hesapta görünen tutara müdahale edemediklerini, İgdaş’ın onlara ulaşması gerektiğini söyler. Kurban, İgdaş’da böyle bir fatura görünmediğini ve böyle bir destekte bulunmadıklarını tekrarlar ve bu bilgiyi, otomatik ödeme hizmeti veren Garanti olduğuna göre onların düzeltmesi gerektiğini söyler; ancak bankanın büyük bir ataletle hiçbir şeye dokunamadığını duyar, duyar, duyar. Dahası banka bu meblağın hesaba para yatırılır yatırılmaz çekileceğini, sonra kurum tarafından ödeneceğini söyler. Bu arada sinirleri bozulan kurban, bir üst yetkiliyle konuşmayı talep eder, Garanti’nin müzik yayınını dinler, telefonun kapanma riskini düşünerek gerilir ve 3. Garanti kızından da aynı cümleleri duyunca telefonu, çalıştığı yerin çözümsüzlüğünü gayet doğal bir şey gibi sunan yöneticinin suratına kapatır. İgdaş’ı tekrar arar; bu arada bir saattir kendi özel meselesiyle uğraşmasının patronlarında yaratabileceği olası tepki, bankaya duyduğu kızgınlık, kendisine “Off amma sinirlendin” diyen iş arkadaşları arasında duvardan duvara çarpar. İgdaş, kurumlarında 416 TL’lik bir borç görünmediği için öyle bir geri ödeme yapılmayacağını söyler. Peki hesabına yatan 455 TL nereye gidecektir? Kurban bu sorunun yanıtıyla da ilgilenmez ve Garanti’nin ‘Sorununuzu Haklı Müşteri Hattı’na bildirin, anında çözüm sunalım’ sloganlı Haklı Müşteri Hattı’nı arar. Buradaki 4. Garanti kızı, diğerlerinden farklı tek kelime etmez; Alo Garanti kızlarından iki temel farkı vardır; ilki sinirleri daha sağlam, daha iyi bir üslupla konuşan bir nevi banka terapisti olması, ikincisi ise hiçbir işlem hakkı olmamasıdır. Bu kızımıza da bu hattın işe yaramazlığı ve Garanti’nin baştan sona palavra olduğunu söyleyen Kurban, kurumların yarattığı çaresizlik karşısında kölelere bağırmaktan başka çıkış bulamayan garip bir kıskacın içindedir. Çareyi otomatik hesap işlemini kapatmakta bulur. Kapatır ve bu yazıyı kaleme alır...

Chechulle

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
Mollom CAPTCHA
Yukarıdaki Resimde gördüğünüz karakterleri, altındaki kutucuğa yazınız. (Güvenlik için zorunlu)